İnsan, doğduğu ve yaratıldığı insan olarak mı ölür? Doğuştan gelen özelliklerin üzerine yeni şeyler eklenir mi yaşadıkça? Eklemezse ya da eklemiyorsa neden yaşar ki insanoğlu? Yaşamının gayesi nedir ki o halde? Doğduğu zamanı '0' sayarsak yaşadıkça eksilmez mi ya da arttırmaz mı kendini? 'İyi ki' ile başlayan cümleleri severim, 'keşke' ile başlayanlardan iyidir. 'İyi ki' ler yaşanmışlığı ,zamanın boşa gitmediğini ifade eder. 'Keşke' lerse boşa gideni anlatır.Acaba? Galiba öyle değil..Ne amaçla dünyaya geldiğimizi bilmiyoruz hiçbirimiz, hatırlamıyoruz ya da. Bilinçli bir güç tarafından istenmiyor hatırlamamız. Hepimiz ayrı bir zaman sürecinde ve ayrı bir coğrafyada doğuyoruz, büyüyoruz, yaşıyoruz ve ölüyoruz. Ama hepimiz yeni şeyler öğreniyoruz. Çocukluğumuzdan itibaren, aynı bir yaşını yeni doldurmak üzere olan kızım gibi, deniyor, düşünüyor, yanılıyor ve tekrar deneyerek öğreniyoruz hayatı ve hayata tutunmayı. İçgüdülerimiz yardımcı oluyor başarmamıza. 'Ben' olduğumuzun farkına, hayatımızın hiç de farkında olmadığımız bir zamanında varıyoruz. Farkına vardıkça 'ben'imizin, bilinçli olarak istiyoruz yaşamımıza katmak istediğimiz yeni değerleri. Hırslarımız, duygularımız, sezgilerimizle yaşıyoruz. Yani [deneyim]liyoruz hayatı. İlk çocukluktakinin aksine biliyoruz artık ne istediğimizi ve bu yüzden tercih ediyoruz, seçiyoruz. Seçimlerimiz yeni deneyimlere ulaştırıyor bizi. Seçmediğimizi sansak da bazı zaman, seçmediğimiz de yeni seçimimiz ve deneyimimiz oluyor. Seçtiğimizi yaşıyor, milyonlarca ihtimal içinden kendi ihtimalimizi seçiyoruz ve böylece değişiyoruz. Genetik olarak değil belki bu değişim ama bir nevi başkalaşıyoruz. Bu başkalaşma uzun bir zaman da alabiliyor, bazen de farkedemediğimiz bir [an] içinde. Bir film, bir yazı, bir melodi, özlediğimiz bir koku, bir insan değiştirebiliyor ve sürükleyebiliyor bizi yeni deneyimlere. Yeni bir zaman diliminde ancak anlayabiliyoruz yeni bir noktaya ulaştığımızı. Yeni bir insan -kızım- ulaştırdı beni de yepyeni bir noktaya geçtiğimiz bir yıl. Yeni bir insan yepyeni yerlere, yepyeni duygulara bugüne kadar hiç hissetmediğim hislere ulaştırdı beni aramıza katıldığı o [an]dan beri. Dünyaya geldi, büyüdü, büyüyor. Anlıyor, anlatıyor, öğreniyor, deniyor, deneyimliyor, değişiyor. O yüzden ne o, aynı o, ne de ben, aynı ben. Daha yeniyim, daha da yeni olacağım bir dahaki seneye..
İyi ki doğdun..
Bugün 28 Mayıs, iyi ki doğdum, doğum günüm kutlu olsun..