Hamile olduğumu öğrendiğim andan itibaren soruyorum kendime. Kız mı acaba, yoksa erkek mi? Sonrasında zaten herkes soruyor, “Ne istiyorsun?” diye. Ya da yüzüme, karnıma, hatta kalçalarıma bakarak tahminler yürütüyor insanlar. Örnekler veriliyor: “Falancanın karnı şöyleydi de, kızı oldu.” Tabii yiyip içtiklerin de, ya da canının istediği şeyler de (benim canım pek de birşey istemiyor ama) konuyla ilgili daha fazla tahmn yürütmek konusunda destek bulmalarına yardımcı oluyor herkesin. Acaba gerçekçi bir tarafı var mı diye düşünmeden edemiyorum. Aklımda tutmaya çalışıyorum, 16. haftada doktor cinsiyetini söylediği zaman bakalım kimlerin tahmini tutacak diye.Benimse bebeğin sağlıklı olmasından başka bir dilek geçmiyor içimden. Bazen bebek mağazalarında gezerken kız ve erkek çocuk kıyafetlerinin olduğu raflara bakıyorum hangisine kendimi daha yakın ya da daha hevesli görüyorum diye tartmaya çalışıyorum. Rüyamda bir iki sefer bebeği görüyorum. Ama cinsiyeti rüyalarımda da duyurulmuyor bana.
16. hafta bu bahsettiğim konu sebebiyle ayrı bir önem arzediyor. Ekrana kilitlenen ben ve Efe o küçük, karanlık odada biraz sonra cevabını alacağımız o soruyu dillendirmiyor. Veee, işte bebiş karşımızda.. Yasin Bey, bir yandan ölçümlerini yapıyor, diğer yandan ekranda bizlere anlamsız gelen görüntüleri açıklamaya çalışıyor.
Ben meraklı gözlerle soruyorum cinsiyeti ne? diye Yasin Bey, dönüyor ve Kız diyor. Biraz sessizlik oluyor ne yalan söliyim içime erkek doğmuştu açıkça dile getirmesede aslında babamızda erkek istiyodu ama olsun dedim içimden ilksin sen meleğim sağlıklı güzel bir bebek olda ne olursan ol. Hiç bi önemi yok. Meğer benim gibi kimsenin o kadar da umurunda değilmiş. Ha kız ha erkek! O kadar tatlı ki benim kızım..
Yaşadıkça öğreniliyor bazı şeyler, yaşamayınca önyargı sadece kalanı...
Yaşadıkça öğreniliyor bazı şeyler, yaşamayınca önyargı sadece kalanı...