
O gün günlerden cuma aylardan şubat, soğuk bir gündü.Esra Teyzeye gezmeye gidecektik.Sabahtan ben alışveriş çarşıya inmiş gezerkende fıstığıma çok güzel bir mont bulmuştum kaçırırmıyım hemen aldım birde altına küçük kırmızı kadife pabuçlar. Bunlar senin ilk pabuçların kızım ileride okuduğunda bil diye yazıyorum. Aman allahım artık kızıma kıyafet alıyordum kendime değil!
Uzun zamandır görüşmemiştik. Tatlı kızı Özde de büyümüştür muhtemelen.Esra benim için arkadaştan öte kardeş gibi olmuştur hep, ne zaman canım sıkılsa onun ne zaman anlatacak bişeyleri olsa görüşemedik uzun zamandır deyip biraraya gelme yollarını ararız.Üniversiteden beri birlikte çok güzel zamanlar geçirdik. Ama çoğu şeyleri ikimizde erken yaptık neyse şimdi bunlar derin mevzular... :))
O gün ilk kez Melinayla birlikte yanlız dışarı çıkıyorduk. Kızımı arkada koltuğuna güzelce yerleştirdim. Okuldan yeni çıkan Esra teyzeyi almaya yetişemediğimizden çarşıda buluştuk. Eve gittiğimizde Özde uyuyordu. Ve bizim kalkmamıza yakın uyandı küçük melek. O kadar tatlı bir o kadar da büyümüştüki görünce inanamadım. Benim meleğim de bu kadar çabuk mu büyüyecek böyle dedim Esra'ya, zaman çok çabuk geçiyor yetişemiyosun dedi. Akşama kadar sohbet ettik Esra ile ogün baya özlemişiz birbirimizi. O da Melinay'ı çok sevdi. Tabi bizim Bam Bam o gün yabancı ev olduğunu anladı herhalde çok fazla uyumadı orada. Ama aşağıdan güzel bir çıkarma yaptı akşam üzeri öyleki taaa çorabımıza kadar çıktı, Özde yetişti imdadımıza sağolsun onun küçük gelen çoraplarından verdi Esra teyzemiz. Biraz büyük olsalardı eminim kıyamet kopardı O benim vermeeeeeeeeeee diye. Ama biz o gün orada kızlarımıza tenbih ettik ileride sizde bizim gibi "ÇOK İYİ ARKADAŞ OLUN" diye. Umarım öyle de olur...Herşey için teşekkürler Esra teyze ve melek Özde......